Søg i denne blog

Viser opslag med etiketten Dualar. Vis alle opslag
Viser opslag med etiketten Dualar. Vis alle opslag

24.3.15

SIKINTILARDAN KURTULMA DUASI

ALLAH-U TEÂLA’NIN IZNI ILE SIKINTILARIN GIDERILMESINE VESILE OLMASI, FERAHA ERMEK IÇIN OKUNABILEN KELIMETÜL FERAC (KURTULMA) YANI SIKINTILARDAN KURTULMA DUASI

image

Allah-u Teâla’nın izni ile sıkıntıların giderilmesine vesile olması, feraha ermek için okunabilen Kelimetül Ferac (Kurtulma) yani Sıkıntılardan Kurtulma Duası

Kelimetül Ferac:
LA İLAHE İLLAH’UL HALİM’UL KERİM ve SUBHANALLAHİ RABB’İSSEMAVATİ SEB’İ VE RABBİL ARŞ’İL AZİM
VEL HAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN

***********

Manası: Halîm ve kerim olan Allah’dan başka ilah yoktur. Yüce arşın Rabbi ve Yedi kat göğün Rabbi olan Allahı tesbih ederim. (Allahı Tesbih ederim demek; Allah, pak ve münezzehtir yani bütün eksik, noksan, kusurlu sıfatlardan uzaktır, demektir) Ve Hamd, alemlerin rab bi olan Allah’a hastır, hamd ederim.

Not; Her türlü sıkıntıda, Allah’ım benim sıkıntılarımı aç, beni feraha çıkar diye dua edilir.

Kaynak: Alinti 


17.1.15

Sikintilara Karsi

SIKINTILARA KARŞI KUVVETLİ OLMAK VE SABRETMEK 

Sıkıntıdan kurtulmak için sebeplere yapışmak gerekir. (Çalışmadan dua eden, silahsız savaşa giden gibidir) hadis-i şerifi de sebeplere yapışmayı emretmektedir. Kur'an-ı kerimde mealen, (Her zorluğun bir kolaylığı vardır) buyuruluyor. Sıkıntıdan kurtulmanın da çaresi vardır. Hiç boş vakit geçirmemeli, kendine faydalı bir meşgale bulmalıdır. (Sabır kurtuluşun anahtarıdır) sözüne uymalı, çalışıp sabrederek bir çıkış yolu aramalıdır.

Psikolog doktorlar, sıkıntının başlıca çaresinin meşgale olduğunu söylüyorlar. Kendinize severek yapacağınız işler bulursanız, rahatlarsınız. Ayrıca manevi yönden, bazı dualar okumanız da faydalıdır. 

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her gün sabah akşam yedi kere, "Hasbiyallahü la ilahe illahü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb-ül arşil azim" okuyan, dünya ve ahiret sıkıntısından kurtulur.) [İbni Sünni]

(La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.) [Hakim]

(Bir sıkıntıya düşünce, “Bismillâhirahmanirrahim velâ havle velâ kuvvete illa billâhil aliyyil azim” diyeni Allahü teâlâ, sıkıntı ve belalardan muhafaza eder.) [Deylemi, İbni Sünni]

(Rızka kavuşan çok Elhamdülillah desin. Rızkı azalan çok istiğfar etsin. Üzülüp sıkılan, la havle vela kuvvete illa billah desin.) [Beyheki, Hatib]

(Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

(Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekil” deyiniz!) [İ. Merdeveyhi]

(Yasin okuyanın sıkıntısı gider.) [Deylemi]

(La ilahe illallah kable külli şey’in, La ilahe illallah ba’de külli şey’in, La ilahe illallah yebka Rabbünâ ve yefni küllü şey’in diyen sıkıntıdan kurtulur.) [Taberani]

(Cuma namazından sonra, İhlâs, Felak ve Nas’ı yedişer defa okuyan, bir hafta, kaza, bela ve sıkıntılardan kurtulur.) [İ.Sünni]

("La ilahe illa ente, sübhaneke inni küntü minezzalimin" diyen, uğradığı beladan kurtulur.) [İ. Sünni]

(Sıkıntı için şu duayı okuyun: La ilahe illallahülazim-ül-halim la ilahe illallahü Rabbül-Arş-ilazim la ilahe illallahü Rabbüs-semavati ve Rabbül-Erdi Rabbül Arşil-kerim.) [Müslim]

(Sıkıntıya düşen 7 defa Allah, Allahü Rabbi, lâ üşrikü bihi şey’a desin!) [Nesai]

(Sıkıntı için, “Allah, Allah Rabbünâ lâ şerikeleh” deyin!) [Beyheki]

Sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, 14 secde âyetini [ezberden, ayakta] okuyup, her birinden sonra, hemen secde etmelidir. (Nur-ül-izah)

(Bismillâhirrahmânirrahim ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’ aliyyil’azim) okumak, sinir hastalığına ve bütün sıkıntılara iyi gelir. 

İmam-ı Cafer hazretlerinin sıkıntıya düşünce, okuyup, sıkıntıdan kurtulduğu dua şöyledir: 
(Yâ uddeti ınde şiddeti, ve yâ gavsi ınde kürbeti! Ührüsni bi-aynikelleti lâ tenâmü vekfini birüknike ellezi lâ yürâmü) 
Anlamı şöyledir: 
Güçlükte desteğim, sıkıntıda imdâdıma yetişen, her an görüp gözeten Rabbim, beni muhafaza et, sonsuz kudretinle, bana yardım eyle!

Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlıktan, fakirlikten, çocuğunun olmadığından şikayette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, şu mealdeki âyet-i kerimeleri okudu:
(Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) [Nuh 10-12]

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(İstiğfara devam edeni, Allahü teâlâ, her sıkıntıdan, üzüntüden, dertten, geçim darlığından kurtarır, ferahlığa çıkarır ve ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai, Ebu Davud, İbni Mace]

Cepte altın taşımak da sıkıntı için faydalıdır. Sadaka vermek ve 70 kere (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) demek, sıkıntıları giderir. Bu istiğfarın anlamı, “Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru” demektir. 

Sıkıntı için şunlara da riayet edilmelidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Sıkıntıları sadaka ile önleyin.) [Deylemi]

(Tarak kullanmak, sıkıntıyı giderir.) [Deylemi]

(Güzel koku ve temiz elbise sıkıntıyı azaltır.) [Bostan]

(Abdestten artan suyu içmek sıkıntıyı giderir.) [Deylemi] 

(Akik yüzük sıkıntıyı giderir.) [Ukayli] 

(Başkasının sıkıntısını giderenin sıkıntısı gider.) [İ. Ahmed]

(Sıkıntıda duam kabul olsun diyen, genişlikte çok dua etsin.) [Tirmizi] 

(En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) [Tirmizi]

Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
(Sabır ve namazla Allah’a sığınıp yardım isteyin.) [Bekara 45] 

(Ey iman edenler, sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah elbette sabredenlerle beraberdir.) [Bekara 153] 

([Doğru kılınan] Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan, esrar, içki, zina, livata gibi her türlü kötülükten, günahtan] alıkoyar.) [Ankebut 45] 

Her sıkıntının ilacı beş vakit namazı doğru kılmaktır. Namaz doğru kılınırsa bütün sıkıntıları yok eder.

19.12.14

Dersler, İmtihan, Ezberleme Hafiza için

Dersler, İmtihan, Ezberleme Hafiza için

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihî vesellim. Biadedi mâ fî cemîil Kur'ân-ı harfen harfen, Ve biadedi külli harfin elfen elfen.
Hâfız Ebûl Hasan İbn-i Mahmud Şâzelî Rahimehullah buyurmuştur ki; Şeyh-ül Meşayih Ebû Abdullah Hüseynî Harrânî bana Kur'ân-ı Kerîm' in ezberimde olup olmadığını sorduktan sonra, her Kur'an-ı Kerim'i okuyuşum sonrasında şu şekilde salavât getirmemi tavsiye ettiler.

Dersinde ve İmtihanlarda Başarılı Olmak için

Allahümme ya müfettıhal ebvabi iftah lena külle hayral bab*Allahümmerzukna rizkan vasian ve umran taviylen vallahü nes'elü en yüvafikana li hıdmetil ılmi ved dini ven necahı fil imtihan *innellahe la yuhlifül miad*ve billahit tevfik .

Zorlukla Karşılaştığınca Okunacak Dua

"Allâhümme lâ sehle illâ mâ cealtehü sehlâ, ve ente tec'alül'hazne izâ şi'te sehlâ."
Allâhım! Senin kolaylaştırdığından başka hiç bir kolay yoktur. Sen, dilediğin zaman,
zor olan şeyi kolay kılarsın."

Yeni İşe Başlarken Okunacak Dua
"Rabbenâ âtinâ min-ledünke rahmeten ve heyyi'lenâ min emrina raşedâ. Rabbi'ş-rah lî sadrî. ve yessirlî emrî"

Yeni Bir işe Tesebbüs Eden Bu Duayı Okumalı Okunuşu:
" Allâhümme hirlî vahterlî. "

Maksadına Ulaşmak için her gün 7 defa
"Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym"

Derse Başlkamadan Önce
Allahümme ahricna min zulumatil vehmi ve ekrimna bi nuril fehmi veftah aleyna ebvabe fadlike venşur aleyna hazaine rahmetike ya erhamer rahımiyn.

Derse Başlama Duası“Rabbi yessir vele tuassir Rabbitemmim bilhayr” Rabbim işlerimi kolaylaştır güçleştirme, Rabbim işlerimin sonunu hayra ulaştır. ...

Başladığı işi zevkle bitirebilmek, acizlikten kurtulmak, musibet ve bela zamanı dayanabilme gücünün kendisine verilmesi için Sabûr : 298 kere okunur. Güneş doğmadan önce 100 kere zikreden kimseye meşakkat isabet etmez ve sebatkâr olur

Hafızayı Kuvvetlendirmek İçin
"Allahummerzukna hıfzal mürseliyn ve ilhamel enbiyai ve fehmel evliyai bikeramike ya ekremel ekramiyn vebirahmetike ya erhamerrahimiyn."
Seher vaktinde 70 kere 1 ay okumaya devam edilirse Allah'ın izniyle devam edenin hafızası kuvvetli olur.

-İmtihanlarda muvaffakiyet için tavsiye
:İmtihan binası uzaktan görüldüğünde küçük parmaktan büyüğe doğru sırayla “kef, ha, ya, ayn, sad” harfleri okunarak eller yumruk yapılır, her bir harf bir parmağa denk gelecek şekilde. Binaya girilene kadar konuşulmaz. Binaya girince büyük parmaktan küçüğe doğru “ha, mim, ayn, sin, kaf” okunarak yumruk açılır.

Zekanın inkişafı için tavsiye:
Her namaz sonrası: 140 defa “ Ya selam, Ya alim, Ya hâdi ”- başta sonda üçer salavat...

İmam-ı Gazali'nin İhyada zikrettiğine göre:
"""Her kim uyuyacağı zaman, Bakara suresinden 163 ve 164. ayetleri okursa Allah(u Teala Hazretleri) o kişiye ku'an'dan ezberlediklerini unutturmaz..."""
Ve ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), lâ ilâhe illâ huver rahmânur rahîm(rahîmu). İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri vel fulkilletî tecrî fîl bahri bimâ yenfeun nâse ve mâ enzelallâhu mines semâi min mâin fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve besse fîhâ min kulli dâbbe(dâbbetin), ve tasrîfir riyâhı ves sehâbil musahhari beynes semâi vel ardı le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

İmtihan Duaları
İmtihana girerken şu dua okunur:

Rabbi edhılnî müdhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledünke sultânen nasıyrâ.

Anlamı: Ey rabbim,beni dogruluk girişi ile girdir. Ve başarı ile çıkar.ve tarafından bana,bir kuvvet ve yardım edici güç ihsan eyle..

İmtihana oturunca

Rabbişrahlî sadrî ve yessirlî emrî vahlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.

Anlamı: Ey Celal ve ikram sahibi Allahım,rabbim kalbime genişlik ver,işimi kolaylaştır.dilimden düğümü çöz ki sözümü iyice anlıyabilsinler.

Kalemi eline alınca

Yâ hayyü yâ kayyûm.bi rahmetike esteğıysü.

Anlamı: Ey Hay ve Kayyum yüce rabbim,rahmetinle senden yardım istiyorum.girdiğim bu imtihanda beni muvaffak eyle…

İmtihana girerken Allaha güvenip,bu dualar samimiyetle okunursa,Allahın izni ile muvaffakiyet elde edilir.
Bir kimse ezberlediği dersleri veya başka şeyleri unutmaması için bu duayı okursa çok faydasını görür ve hafızası kuvvetlenir Elhamdülillahi
müzekkirilhayri ve failihi kolay gelsin

bırde ısra suresının 80 . ayetı sınavlarda ve zor ısler oncesınde çok yararlıdır..tavsıye ederım..sayısı yok..
__________________
Enfal suresi 9.ayet
İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn(murdifîne).
Manası şudur ve çok ama çok etkildir.
Rabbinizden yradım istediğiniz zaman böylece O size icabet etti. Muhakkakki ben birbirini izleyerek gelen 1000 tane melekle size yardım edenim

Sınavda Başarılı Olmak için...
Keyfe faddalnâ ba'dehum alâ ba'din (Bak nasıl bazılarını bazılarına üstün kıldık) ayeti sınav gecesi 2970 kere tekrar edilir

EZBER YAPMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE
Ezber yapmaya başlamadan önce;
Rahman suresinin ilk 5 ayetini,
Kıyamet suresinin ilk sayfasının son dört ayetini ve
Buruc suresinin son iki ayetini okuduktan sonra
Allah(celle celalüh)'a hamd,
Efendimiz (aleyhissalatu vesselam)'a salavat getirirseniz kolay ezber yaparsınız
Son olarak da yatmadan önce Bakara suresinin 163. ve 164. ayetlerini okumak da fayda sağlıyor...
Unutkanlıktan kurtulmak ve zekanın açılması için bu dua okunur.
(Bismillahirrahmanirrahim),
Ferdün, Hayyün, Kayyumun, Hakemun, Adlün, Kuddüsün.
İyyake na'büdü ve iyyakenesta'in.
İnna fetehna leke fethen mubina) Dokuz defa okunacak.
(Ya kebirü entellezi la tehdil ukulü livasfi azameti.) Bin defa okunacak.
Sonra evvela: (Subhane rabbiyel a'la.) denecek.
Sonra, (Sübhane minennaril eflaki, biezkaril emlaki kema tüskinül arza biezkârizzâkirîne, kale li ezkâri himiletin lil mahmuline, ve meskenetin lil miskinine, ve muherriketin lil mutehharrikine, sübhane men hüve külle yevmin hüve fi şe'nin.) okunacak.
Bundan sonra ihtiyaç neyse o söylenecek ve şunlar okunacak.:
Ya ğıyasel müsteğisine vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim
*Ayrıca 7 gün, günde (adedice*7 kere) "Ya Hafız" esması okunur.
Hafızayı Kuvvetlendirmek için dua (havass)...çok tesirli

Bismillahirrahmânirrahıym
*Errahmân *Allemel kur'ân *Halekal insan * Allemehull beyân *Eş şemsu vel kameru bi husbân *Ven necmü veş şeceru yescüdân *Lâ tüharrik bihi lisâneke li ta'cele bih *İnne aleynâ cem'ahû ve kur'aneh *Fe iza' kara'nâhü fettebı kur'âneh *Sümme inne aleynâ beyâneh *Bel hüve kur'ânun mecîdü *Fi levhın mahfuz *Rabbi zıdnî ilmen bi câhi sahibi ulûmil evveline vel âhirin.

ayeti kerimelerini bir tas zemzem suyuna okuyup üç gün sabahları aç karnına içmek hafızayı fevkalade kuvvetlendirir.
*
Allahummerzukna hıfzal mürseliyn ve ilhamel enbiyai ve fehmel evliyai bikeramike ya ekremel ekramiyn vebirahmetike ya erhamerrahimiyn."
Seher vaktinde 70 kere 1 ay okumaya devam edilirse Allah`ın izniyle devam edenin hafızası kuvvetli olur.
*Rabbi zidni ilmen ve fehmen ve el-hıkni bi's-salihin. Rabbişrahli sadri ve yessir şi emri vahlü'l-ukdeten min lisani yefkahu kavli. Ya Hafız, Ya Rakib, Ya Nasır, Ya Allah. Rabbi yessir ve la tüassir, Rabbi temimim bi'l-hayr.

(Rabbim! İlmimi ve anlayışımı artır ve beni salih kullara dahil eyle. Rabbim! Göğsümü aç, işimi kolaylaştır ve dilimdeki bağı çöz ki sözümü anlasınlar. Ya Hafız Ya Rakib. Ya Nasir, Ya Allah. Rabbim! Kolaylaştır, zorlaştırma; Rabbim! (işimi) hayırla tamama erdir.)

Ögrenci Kardeşlerimin Dikkatine!!!!

33 kere " Sübhânallâh " 33 kere " Elhamdü lillâh " 34 kere " Allahü Ekber "
bu tesbihi sınavdan 1 gece önce ve sınav zamanına yakınokunuyor.abdestli olmak sart degıl toplu olarak okunursa faydasını sizde hissedersiniz.
zamanın durduguna bır cok kez sahıt oldum hem okuyarak hemde okumayarak

ZAMANI DURDURMAK İÇİN
33 kere " Sübhânallâh " 33 kere " Elhamdü lillâh " 34 kere " Allahü Ekber

Ilminizin artmasini istiyormusunuz?
Her konu hakkinda bilginizin,ilminizin artmasini istiyor ve gerekli beyin devrelerinizin açilmasini istiyor ayrica algilama ve hifzetme kapasitenizinde güçlenmesini istiyorsaniz buyrun;

Rabbi zidniy ilma (300)

Ya aliym(sayisiz

not:3 gün içinde tesiri ifşa olmaya başliyor.

Zihin Açıklığı İçin Dua..

ve minellahil ianeti vet-tevfik ve biyedihi ezimmetit tehkık umme ekrimna fehmen nebiyyin ve hıfzel murselin ve ilhamel meliketi vel mukarrebin

Okudugunu unutmamak için kitabı açıp okumaya başlayacagın anda

Allâhümme aleynâ bi hıkmetik. Venşür aleynâ rahmetek. Yâ zelcelâli vel ikrâm.

Anlamı: Allahım hikmet yağmurlarını indir.Ey Celal ve ikram sahibi Allahım üzerime rahmetini yay..

Duasını okumalısın.okuman sona erince de

Bismillâhi ve sübhânellâhi vel hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber.velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi adede külli harfin kütibe ve yüktebü ebedel âbidiyne ve dehred dâhiriyn.

Anlamı: okumamı Senin adın ile bitirdim.seni tesbih eder ve sana hamd ederim Allahım.sen en büyüksün.güç ve kuvvet ancak senin verdiğin yardımladır.

Diyerek okumanı bitirirsen keskin zekalı olunur,okunulan unutulmaz..

Bu ismi okumaya devam ettiğinizde zihniniz inanılmaz şekilde açılıcak ve hafızanız kuvvetlenecek

"Yâ Gayyumu felâ yefutu şey'un min ılmihî ve lâ yeûduh"
Her kim bu ismi şerifi her gün 27 kere okursa ve buna 40 gün devam ederse cenabı hakk o kulunun kalbine inkişaf verir

Yedi gün güneş doğarken bir bardak suya 786 defa Besmele-i şerifi okuyup bu suyu zihni kapalı, zekası zayıf, unutkanlığı fazla ve anlasyışı az olan kimseye içirilirse Allah Teala hazretlerinin izniyle unutkanlığı gider, geri zekalılığı kalkar, hafızası kuvvetlenir ve işittiği her şeyide hafızasında tutar.
Bu ismi şerifi her gün (100) kere okumayı vird edinen kimseye Cenabı Hak esrarı hilkatın bir takım sırlarını keşif buyurur. Her tuttugu işin püf noktasını kendisine münkeşif olur (pratik Zeka) Kısa zamanda kalbınde ve dılınde Hikmet pınarları akmaya başlar. Bir mühendis ve mimar okumayı adet edinirse benzersiz harkulede eserler meydana çıkarır.

Ya mübdial Bedaıi lem tebğı fi inşaiha avnen min halkıh

UNUTKANLIK İÇİN
*HER KİM SABAHLARI YARIM NOHUT KADAR BEYAZ GÜNLÜK YERSE VE ARKASINDANDA 7 DEFA BU AYETİ CELİLEYİ OKUMAYA DEVAM EDERSE CENABI MEVLA OL KİMSEDEN HEM
UNUTKANLIĞI KALDIRIR VE HEM DE ZEKASI KUVVETLENİR.
"YA ZEKİYYU TAHİRİNE NECCİNAMİN KÜLLİ AFETİN Bİ KUDSİKE YA KERİM.YA KUDDÜS

Her işittiğini veyâ okuduğunu ezberleme duası
Aşağıda yazılı âyet-i kerîmeleri her gün bir bardak suya 40 kere okuyup nefes ettikten sonra içmeye müdâvenet eden kimsenin hâfızası çok kuvvetlenir. Her işittiğini veyâ okuduğunu hıfzeder (ezberler).

Okunacak Ayetler

Fe fehhemnâhâ Süleymâne ve küllen âteynâ hukmen ve ılmen ve sehhârnâ mea Dâvudel cibâle yusebbihnâ ve’t-tayra ve künnâ fâilîn. Allâhümme zidnî ilmen.

İmtihana girmeden önce veyahud imtihanın başlangıcında okunur
Allahumme es'eluke bilâ ilâhe illâ Ente. Rabb-es-semâvât-is-seb'i ve Rabb-el-Arş-il-azîm.

Ve es'eluke bilâ ilâhe illâ Ente. Rabb-es-semâvât-is-seb'i ve Rabb- el-Arş-il-Kerîm.

Ve es'eluke bilâ ilâhe illâ Ente. Rabb-es-semâvât-is-seb'i vel'eradîn-es-seb'i ve mâ fîhinne.

inneke alâ kulli şey'in kadîr. Rabb-işrah lî sadrî ve yessir lî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
Deyrebi duasi arapça okunuşu

Allahümme ahricna min zulümatilvehmi ve ekrimna bi
nuril fehmi veftah aleyna ebvabe fadlike venşur aleyna
hazaine rahmetike bi rahmetike ya erhamer rahımiyn*

1-Bir öğrenci derse girerken besmele ile 7 defa “Rabbi yessir, ve lâ tüassir, Rabbi temmim bil-hayr” duasını okursa dersi kolay anlar, sınavı kolay geçer.
2-Yine aynı konularda “Allâhümme-rzukna hıfzal murseliyn, ve ilhâmel enbiyâ-i ve fehmel evliyâ-i bi keremike yâ ekramel ekramiyn, ve bi rahmetike yâ erhamer-rahimiyn” duasını okumakda çok faideli ve tecrübe edilmiştir.
3-2 numaradaki duayı 41 gece gece yarısından sonra 41 er defa okuyan kimse unutmayı unutur. Hafızası çok kuvvetli olur.
4-Ders çalışmaya başlamadan evvel “Allahümme Yâ men teleccemel mütekebbiriyne bi licamı azametike sellim sellim Yâ Hâfız” duasını 11 defa okuyan kişi ezberlemek istediğini kolay ezberler ve zor unutur.
5- Sınava girmeden önce 7 defa salatı nariye (bkz. Salavatı Şerifeler bölümü) okuyup dua eden kimse meleklerin ve ruhanilerin desteğini alır ve onların ilhamıyla doğruyu bulur.
6-Sınav sabahı salatı nariye 70 defa okunup peygamberimiz hürmetine diye dua edilirse sınav başarılı olur.
7-7 ayetel kürsü okunur. Her birinden sonra bir yöne üflenir. Birincide ön, 2.de sağ, 3.de üst, 4.de sol, 5.de sol taraftan dönerek arka, 6.da alt ve yedincide avuç içine üflenip içine çekilir. Böyle yapılırsa kopyada yakalnılmaz.
8-Kuru üzüm, incir, hurma, kuş üzümü sürekli yenirlerse zihni, beyni ve zekayı güçlendirir.
9-“rabbi-şrahli sadriy ve yessirlî emrî, vahlul ukdeten min lisanî yefkahü kavlî” ayeti kerimesini 11 defa okuyup sözlü imtihana kalkan kimse sorulara çok kolay cevap verir.
10-Ayrıca öğrencilerin başarılı olmaları için yazılıp asılacak, okunaca daha bir çok formül mevcuttur.

Hafızayı Fevkalade Güçlendirir
Devlet Katındaki İşlerinizin Kabulu için
Yüksek mertebedeki bir kişinin yanında işin olupta bu işini çok çabuk bir şekilde halletmek istersen 41 defa şu isimleri oku:
Kavfü kavfü elkavfü elkavfü lefüfü lefüfü afüfü afüfü ecîbû yâ huddâme hâzihil esmâi vakdû hâceti ve leyyinû kalbe fülâne hattâ yakdî hâcetî.
Okuduktan sonra o kişinin makamına git. Allah'ın izniyle senin istediğini yerine getirir.

Hafıza Kuvveti ve Unutkanlık için
yedi adet hurma üzerine aşağıda ki duaları yazıp aç karnına yemek unutkanlığı önler ve hafızayı kuvvetlendirir.

رب زيدنى علمن و فهمن
Rabbi zidni ilmen ve fehmen
و علمناهو من لدنا علمن
Ve allemnahu min ledünna ilmen
لا موطال له موسا هل التبيعك
La mutale lehu musa hel ettebiuke
ستقرؤك فلا تنسا
Senukriuke fela tensa
علمل النسان مالم يعلم
Allemel insane malem ye’lem
الرحمان علمل قران
Errahmanu allemel kuran

Diğer bir usul pişmiş koyun dilini üç parça edip birine
رب زيدنى علمن و فهمن
Rabbi zidni ilmen ve fehmen

İkincisine ستقرؤك فلا تنسا
Setegarreuke fela tensa

Üçüncüsüneعلمل النسان مالم يعلم
Allemel insane malem ye’lem

yazılıp aç karnına üç gün yense her gün bir parçasını mücerreptir.

Diğer bir usul her gün aç karna izazül ziletil erdi zilzal suresini okuyun unutkanlıktan kurtulursunuz

Allahım, Senden, faydalı ilim istiyor, fayda vermeyen ilimden Sana sığınıyorum ve kabul edilen amel istiyorum.

allahümme inni es elüke ilmen nafian ve euzübike min ilmin la yenfeu ve es elüke amelen mütegabbela

Allahım, Senden, namımı yüceltmeni, günahımı(yükünü sırtımdan) kaldırmanı, halimi düzeltmeni, kalbimi temizlemeni, namusumu korumanı, kalbimi nurlandırmanı, günahımı bağışlamanı diler ve Senden Cennet'te en yüksek dereceleri isterim. Âmin.

Hz.Lût(a.s.)’ın Duası

Hz.Lût(a.s.)’ın Duası

Lût kavmi, âlemde kendilerinden önce kimsenin yapmadığı ahlâksızlığa (homoseksüelliğe) düştüler. (A’râf, 7/80-
81) Lût peygamberin (a.s.) ikazına rağmen bu çirkin işlerinden vazgeçmediler, üstelik Peygamberi de yalanladılar.

Kavminin bu tutumuna karşı Lût (a.s.) Allah’a şöyle dua etmiştir:
رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ
Okunuşu: “Rabbi! Neccinî ve ehlî mimmâ ya’melûn.”
Anlamı: “Rabbim! Beni ve âilemi bunların yaptıklarından kurtar!” (Şu’arâ, 26/169).
رَبِّ انْصُرْنِي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدِينَ
Okunuşu: “Rabbi’nsurnî ‘alel-kavmil-müfsidîn.”
Anlamı: “Ey Rabbim! Bozguncu / ortalığı fesada veren bu kavme karşı bana yardım et.” (Ankebût, 29/30)

Lût (a.s.), Allah’ın emir ve yasaklarını kavmine tebliğ etmiş, ahlâksızlığa saplanan kavmini bu bataklıktan kurtarmaya
çalışmıştır. Ancak kavmi edepsizlikte ısrar edince, aynı toplumda yaşayan ailesini, mü’minleri ve kendisini
bu kötülüklerden korumasını, kavminin azgınlıklarına ve zulümlerine karşı yardım etmesini yüce Allah’tan istemiştir.
Biz, bu duadan kötü ahlâktan, haramlardan ve kötü davranışlı insanların kötülük, ahlâksızlık ve zararlarından
korunmamız ve bu konuda Allah’tan yardım istememiz gerektiğini anlıyoruz.

16.11.14

Dua Muminin Silahidir

Dua; dert ve ihtiyacı Hakk’a arz etmek, kulluğun şuuruna vararak acziyeti fark etmek ve noksanı tamamlasın diye Yaradan’a iltica etmek demektir. Bu sebeple de hayatımızda çok mühim bir yer kaplamaktadır. Zira dua; mümini, inkar edenlerden ayıran, insanı Allah katında değerli kılan, kulu Rabbi’ne yakınlaştıran bir yakarıştır. Zaten dua insanda fıtri bir yaklaşımdır. Çünkü her insan zorlandığı, üstesinden gelemediği bir durumla karşılaştığında kendinden güçlü olandan medet umar, yardım bekler. Dua etmek de insanın noksanlıkları karşısında kamil olana yaklaşması, eksikliğinin giderilmesini ondan talep etmesidir. Bu hakikati yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade etmektedir: “İnsana bir darlık dokunduğu zaman; yanı üzere yatarken, otururken yahut ayakta bize yalvarır. Ama biz onun sıkıntısını giderince sanki bize yakaran o değilmiş gibi davranır.” (Yunus, 10/12)

Bu ayeti-i kerimeden de anlaşılacağı gibi dua etmek insanın içinden gelir ve dua eden kimse kendisine beklediği yardımın geleceği umudu ile ferahlar ve ümitvar olur. Fakat insanın doğasında olan sabırsızlık dualarına da yansımakta ve insanoğlu kimi zaman istediğinin hayır mı şer mi olduğunu bilmeksizin ısrarcı olurken kimi zaman da duasına beklediği cevabı alamadığı kanısı ile isyana kadar gitmektedir.

NASIL DUA ETMELİYİZ?

İnsan önce duasında samimi olmalı ve sonucuna da teslimiyet göstermelidir. Çünkü dinimizin bizden istediği dua; ihmalkarlık ve tembellik yapıp tabir-i caizse her şeyin hazır bir şekilde ayağımıza gelmesini beklemek değildir. Allah Teala her şeyi bir sebebe bağlı olarak yaratmış ve bize verdiği nimetleri de bu sebeplerin arkasından göndermiştir. Mesela bir kimse güzel sofralarda oturmak, lezzetli yiyeceklerle karnını doyurmak istiyorsa bu isteğine ulaşmak için öncelikle çalışmalı, helal yollardan rızkını temine uğraşmalıdır. Bu şekilde arzulananlara ulaşmak amacı ile gösterdiğimiz gayret ve çalışmaya da “fiili dua” adı verilmektedir. Fiili duasını tam olarak gerçekleştiren bir insan bunun sonrasında ise büyük bir içtenlikle Rabbi’ne yakarmalı, istediği şeyin hakkında hayırlı olmasını dilemeli ve Rabbi’nden gelene de rıza göstermelidir. Ancak bu şekilde yapılan bir dua amacına ulaşmış olur ve kulluğa yakışan da budur.

HER DUANIN BİR KARŞILIĞI VAR

Rabbimiz bir ayet-i kerimede “Bana dua edin, size cevap vereyim (duanızı kabul edeyim.)” (Müminun, 60) buyurmuştur. Bu ayete de istinaden bir kimse edebine riayet ederek dua ettiği zaman “Duam neden kabul edilmedi?”, “Rabbimden istedim, ama bana karşılık vermedi” gibi cümleler sarf etmemelidir. Nitekim bir hadis-i şerifte; “Allah Teala yeryüzünde dua eden hiçbir Müslümanın isteğini boş çevirmez, muhakkak bir karşılık verir. Ya kulun isteği şeyi verir, ya onun yerine kendisinden bir kötülüğü defeder ya da isteğinin karşılığını ahirete saklar” (Tirmizi, Hakim, Müstedrek) buyrularak dualarımızın Rabbimiz katında muhakkak bir karşılılığı olduğu müjdelenmiştir.

Yani bizler somut olarak istediğimizi elde edememiş görünsek bile, esasında bir takım hikmetlere binaen duamızın karşılığı istediğimizden farklı şekilde verilmiştir. Zaten yüce Rabbimiz “…Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz” (Bakara, 216) ayeti ile insanın aceleciliğini anlatmıştır. Bizler bir şey istediğimiz vakit çok ısrarcı olur, onu elde edemezsek de hemen isyana düşeriz. Halbuki bizim olmasını çok istediğimiz işin yahut gerçekleşmesi için mücadele verdiğimiz arzunun bize ilerisi için ne getireceğini tahmin etmemiz mümkün değildir. Gaybı bilen yalnızca yüce Allah’tır.

MÜMİN KARDEŞİMİZ İÇİN DUA ETMELİYİZ

Bunların yanı sıra insanın dua hususunda göz ardı etmemesi gereken bir nokta da mümin kardeşine dua etmesidir. Gerek fiziki şartlar, gerekse maddi olanaklardan ötürü zor durumda kalan tüm müminlere ulaşmamız imkan dahilinde değildir. Fakat müminin kardeşine vereceği en güzel hediyelerden biri; kardeşi için ellerini açarak Rabbi’ne yakarması, onun mağfiretini ve sıkıntılarından kurtulmasını dilemesidir.
Rasulullah Efendimiz (s.a.v) “İnsanoğlu öldüğü zaman artık ameli kesilmiştir. Yalnız şu üç şey bunun dışındadır: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim ve dua eden salih evlat” buyurarak dualarımızın önemini özellikle vurgulamıştır. Yani insan duaları ile ölülere de dirilere de faydalı olmaktadır. Sıkıntı içerisindeki bir mümine dua etmek, onun sıkıntısı ile hemhal olmak, derdi ile dertlenmek demektir. Ayrıca bir kimse başkasına dua ederek gönlünü genişletir, kendi için istediği hayırları başkası için de istemeyi öğrenir ve bu davranış o kimseyi yüce gönüllü bir hale getirir.

Allah Teala cümlemizi hayırlı dua edenlerden ve duaya verilen karşılığı teslimiyetle kabul edenlerden eylesin.

Muhammed Saki Erol

Kaynak: SEMERKAND AİLE

Hayat Dengemiz – Dua Rahmet Kapılarının Anahtarıdır

Bütün ilâhî dinlerin en temel ve hassas ibadetlerinden biri de duadır. Esasen dua, insanda fıtrîdir. Üstün bir varlığa inanan her insan, şu veya bu şekilde dua eder. Her insan zorlandığı, üstesinden gelemediği bir durumla karşılaştığında, inandığı üstün varlığa sığınır, ondan yardım bekler.

Cenâb-ı Mevlâ insanoğlunun bu özelliğine şöyle işaret buyuruyor:

İnsana bir darlık dokunduğu zaman; yanı üzere yatarken, otururken yahut ayakta bize yalvarır. Ama biz onun sıkıntısını giderince sanki bize yakaran o değilmiş gibi davranır.” (Yûnus 10/12)

Evet, sıkıntılı anlarda Allah’a yalvarıp dua etmek, sadece imanı kâmil ve dinî hassasiyeti yüksek insanlara has bir durum değildir. Hatta çeşitli şekillerde Allah’a ortak koşanlar da böyle zamanlarda O’na yönelir ve dua ederler.

Dua fıtrîdir demiştik. O kadar fıtrî ki, imanı en zayıf olanlar bile dua ile gönüllerinde bir ferahlık ve rahatlama hisseder. Sıkıntılarının son bulacağına ümidi artar. Bu yönüyle dua, insanın ruhu için şifa, bunalımlara karşı bir kalkan gibidir. Günümüzde dünyanın birçok yerinde müşahede edildiği gibi, dua etmeyen toplumlar da ruhen çökmüş toplumlardır.

Hiç şüphesiz, dinî hassasiyeti yüksek bir müslüman için dua, insan psikolojisine olumlu etkilerinin çok ötesinde mânalar taşır. Mümin bilir ki, darlık veya genişlik zamanlarında Cenâb-ı Mevlâ’ya gönülden yapılan dua, gelmiş olan sıkıntıları gideren, gelmemiş olanların da gelmesine mâni olan bir vesiledir. Dua, kulluğun ta kendisidir, dinimizin temel direklerinden biridir. Müminin silâhıdır. Kulu rabbine bağlayan bir köprüdür.

Mümin, duanın insanın mânevî yanı üzerindeki etkisini ise şöyle bilir ve yaşar: Allah’a yönelişin feyiz ve bereketiyle kalpler âdeta yıkanır ve saflaşır. Arınmış bir kalp de kulu rabbine yaklaştırır.

Duadan söz ederken, günümüzde çok yaygın olan bir yanlış anlayışa da değinmek gerekir. Dinimizin bizden istediği dua, ihmalkârlık ve tembellik yapıp, her şeyi Allah’tan beklemek değildir.

Allah Teâlâ her şeyi bir sebebe bağlı olarak yaratmakta, nimetlerini bu sebeplerin arkasından göndermektedir. Allah’ın bahşettiği güç ve iradeyle sebep ve tedbirlere yapışmadan yapılan dua kabul olunur mu? Buna dua değil, temenni demek daha doğru değil midir?

Arzulanan hayırlı sonuçlara ulaşmak için kulun elinden geleni yapması, “fiilî dua” dediğimiz asla ihmal edilmemesi gereken bir dua türüdür. Nitekim bir haberde: “Çalışmadan dua eden, silâhsız harbe giden gibidir” denilmiştir.

Tedbir ve sebeplere sarılma konusunda, şu ölçüyü de gözden kaçırmamak gerekir: Sebeplere sarılmak kulun vazifesidir; ancak sonucu yaratacak olan yine Cenâb-ı Mevlâ’dır. Eğer O dilerse, bize sebepsiz gibi görünen bir şekilde nice sonuçlar da yaratabilir. O halde çalışıp gayret etmeli, bu gayret sırasında ve sonrasında Cenâb-ı Mevlâ’ya gönülden dua etmelidir. Eskiler, “Gayret bizden, tevfik (yardım ve başarı) Allah’tan” derken bu ölçüyü ne güzel anlatırlar!

Evet, dua, gerekenlerin yapılmasıyla birlikte Cenâb-ı Hakk’ın ihsanını istemektir. İhmal ve tembelliğin telâfisini Allah’tan istemek değildir.

Âlemlerin rabbine kul olma şuuruna sahip insanın gönlündeki ulvî duygular, O’na dua ile ulaştırılır. Âlemlerin rabbi ile kurulan bu irtibat da ulvî duyguları yoğunlaştırır. Duasız insanlar, bu halden mahrumdurlar ve ruhen kör bir halde yaşarlar. Onların maddî güçleriyle ulaştıkları sonuçlar gerçekte bir başarı değil; ya kendilerini azaba götürecek bir mühlet ya da insanlık için, tertemiz dünyamız için bir bozgundur. Ulaşılan sonuçların gerçek bir zafer olabilmesinin şartı, ancak âlemlerin rabbi ile sımsıkı irtibattır.

Müminin hayatını duadan ayırt etmek mümkün değildir. Bu özelliği ile İslâm’ın duası, hayattan kopuk, sadece bir tür rahatlama yolu olarak yaşayan diğer dinlerin duasından ayrılır.

İslâm ile diğer dinler arasındaki insanı, hayatı, kâinatı ve Allah’ı kavrayışla ilgili derin farklılıklar, duada da kendini gösterir. Yüce dinimizdeki her hüküm ve ibadet gibi dua da tevhid akidesi içinde hakiki mânasına kavuşur. Müslüman, her amelinde olduğu gibi dualarında da şirkin zerresine bulaşmaktan kaçınır. Allah Teâlâ’nın şu uyarıları, onun için şaşmaz ölçülerdir:

“Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini, rahiplerini, Meryem oğlu İsa’yı ilâh edindiler. Halbuki bunlar da bir olan Allah’a ibadetten başkasıyla emrolunmamışlardır” (Tevbe 9/31)

“Allah’ı bırakıp da kendilerine putlardan birtakım dostlar edindiler. Derler ki: ‘Bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye bunlara tapıyoruz.’ Şüphe yok ki Allah, onların müminlerle ihtilâfa düşegeldikleri şeyler hakkında hükmünü verecektir.” (Zümer 39/3) Ve,

“Gördün mü o hevâ ve hevesini ilâh edinen kimseyi?” (Furkân 25/43)

Zikredilen bu ve diğer bazı âyet-i celileler, insanların ya kendi nefislerini ya da başka birçok şeyi şu veya bu sebeplerle ilâh edindiklerini izah eder. Müslüman, tevhide aykırı bu noktaları inceden inceye düşünerek, dualarında ve diğer bütün amellerinde yanlışa düşmekten kendini korur.

Müslümanın duada rabbinden istedikleri sadece hayırlardır. O, bütün insanlığın esenliği için dua eder. Her kim olursa olsun, yüce Allah’ın bir eseri olduğu için azap görmesini temenni etmez. Zalimlerin bile ıslahına dua eder. Kahır için duayı, ancak “ıslahı mümkün değilse” şartıyla eder.

Yeryüzünde Allah’ın halifesi olma şerefiyle yaratılan insan için en mukaddes an, yüce rabbine dua ve niyazda bulunduğu andır. Zira var oluşun gayesi, mevlâya kulluk ve ihlâsla ibadettir ve dua ibadetin özüdür.

Dua, özünde Allah’a boyun eğmek, gönülden Hakk’a yönelmektir. İnsanın, yaratıcısı karşısında acziyetini ortaya koyması, kulluğunu ispat etmesidir. İnsanın kalbinden süzüle süzüle kopup gelen yalvarışın ve yakarışın dil ile ifadesidir.

Duadan zevk almak velâyetin başlangıcı, kalbin uyanıklık işareti ve imanın kemal neşesidir. Eli arşa uzanan, sözüyle özünü birleştiren ve “Yâ rabbi!…” diye yakaran bir kuluna Cenâb-ı Mevlâ kabulle karşılık verir. Hz. Mevlânâ, Mesnevî’sinde şöyle diyor: “Eğer hudâ bizi zâtına yâr edinmek isterse, meylimizi dua ve niyaz tarafına çeker.”

Mevlâmız has kullarını Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle metheder:

“Gerçekten inananlar, korkarak ve umarak dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayır için harcarlar.” (Secde 32/16)

Bir diğer âyet-i kerîmede de Habîb-i Edib’in gözbebekleri olan ashâb-ı Suffe’ye atıfta bulunularak şöyle buyurulur: (Ey Muhammed!) Sabah akşam rablerinin rızasını dileyerek O’na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerine dalarak gözlerini o kimselerden ayırma!” (Kehf 18/28)

Bu arada şu da unutulmamalıdır: Her dua, perdeleri aşarak Allah’ın huzuruna yükselemez. Her hâlükârda duanın kabul şartlarına riayet gerekir.

Edebine ve şartlarına riayet ederek duâ eden bir mümin de, duasının semeresini görmekte acele etmemeli veya, “Dua ettim de rabbim kabul etmedi” diyerek ümitsizliğe düşüp, niyazını terketmemelidir. Çünkü Cenâb-ı Mevlâ, bazan bilmediğimiz hikmetlerle duanın neticesini erteler. Bazan da istediğimiz şeyi değil, bizim için hayırlı olanı verir. Hiç şüphesiz, bizim için neyin daha hayırlı olacağını O daha iyi bilir.

Ne mutlu o mümine ki, devamlı Allah’ın kapısındadır. Dua ile Cenâb-ı Hakk’ın rahmet kapısını çalmaktadır. Başka bir kapı olmadığının farkındadır.

İslâm’ın düşünce ve ibadeti kâmil insanın şahsında müşahhas hale geldiği gibi dua da kâmil insanın ağzında müşahhaslaşır ve gerçek mânasına, hüviyetine kavuşur.


Kaynak: M. Saki Erol

İSLAM BÜYÜKLERİ ALLAH'A NASIL YALVARIRLARDI

İSLAM BÜYÜKLERİ ALLAH'A NASIL YALVARIRLARDI.
İmam-ıA’zam’ın duâsı

Allah’ım Esma-i Hüsnayla yalvarıyorum. Allah’ım, sen lütufkârsın, duâyı kabul edersin, mü’minsin, koruyucusun, meliksin, büyüksün, suret verensin, her şeyin sahibisin, verensin, alansın, meliksin, yücesin, tesbih edensin, şereflisin, yaşatansın, öldürensin, güçlüsün, apaçıksın, senden senin rızanı ve cenneti istiyorum. Allah’ım sen dirisin, hannansın (merhametlisin), halimsin, yumuşaksın, övülmüşsün, hakîmsin, koruyucusun, hasîbsin (her şeyi hesap edensin), senden rızanı ve cenneti istiyorum. Allahı’ım sen daimsin, deyyânsın, dâfi’sin (def edensin), dünya ve âhiret hususunda kaçındığım şeyleri benden uzak tutmanı, rızanı ve cenneti istiyorum. Allah’ım sen rahmansın, rahimsin, Rabsın, raûfsun, rahimsin, râziksin, rezzâksın beni umduğum ve ummadığım yerlerden rızıklandır, senden rızanı ve cenneti istiyorum. Allah’ım sen selâmsın, semî’sin, işitensin, duamı işitir, gizli ve aşikâr yaptığım işleri bilirsin, benden yüz çevirme, beni tüm kötülüklerden koru, senden rızanı ve cenneti istiyorum ya Rabbi.

Hz. Âdem’in duâları:

Ey Allah’ım, Muhammed’in ve O’nun âlinin hakkı için senden isterim. Seni noksan sıfatlardan beri, kemâl sıfatlarla vasıflandırırım. Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni bağışla ey Rabbim. Şüphesiz ki günahları ancak sen bağışlarsın, senden başka kimse bağışlayamaz. Tövbemi kabul et. Zira sen, çokça tövbeleri kabul eden ve bağışlayansın. Ey Allah’ım, ey Rabbim, ey hay ve kayyûm olan Allah’ım! Ey yerleri ve gökleri yaratan, celâl ve ikram sahibi Allah’ım! Ey noksan sıfatlardan uzak, kemâl sıfatlarla vasıflanan Allah’ım! Ben nefsime zulmedenlerden oldum. Ey Allah’ım, senden kalbimi ma’rifet nuru ile ebedî olarak diriltmeni istiyorum. Yâ Allah, yâ Allah, yâ Allah; istiyorumki rahmetinle, beni imanla canlandırasın, zira sen merhamet edicilerin en merhametlisisin. Ey Allah’ım, dinimizi salim kıl, imanımızı son anda selb etme. Bize merhameti olmayanları üzerimize musallat kılma. Bizi dünya ve âhiret rızkları ile rızıklandır. Zira Sen her şeye kadirsin. İcabete, de lâyıksın. Ey hidâyet edici Allah ‘ım, itimadım sanadır. Allah tevfık sahibinin velisidir. O ne güzel arkadaştır. Her korkuya lâ ilahe illallah, her sıkıntı ve kedere mâşâallah, her bir günaha estağfirullah, her musibete innâ lillâh, her nimete elhamdülillah, her rızâya eş şükrü lillâh, her acayip şeye sübhânallah, her darlığa hasbiyellâh, her kaza ve kadere tevekkeltü alellah. Her tâat ve ma’siyete lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.

Peygamberimizin Hz. Ebubekir’e öğrettiği duâ:

Allah’ım, Peygamberin Muhammed, dostun İbrahim, sırdaşın Musa, kelime ve ruhundan olan İsa hürmetine, Musa’ya inenTevrat, İsa’ya inen İncil, Davut’a inen Zebur, Muhammed’e (sav) inen Kur’an hürmetine, Bütün peygamberlerine indirdiğin vahiy hürmetine, mahlukatın üzerindeki kaza ve takdirin, senden isteyenlere verdiklerin; fakir ettiğin zenginler, zengin ettiğin fakirler, hidayete ulaştırdığın kimseler hürmetine, Kur’an-ı Kerim’de olan Samed, Ehad ve Tahir isimlerin hürmetine, gündüzleri aydınlatıp geceleri karartan ismin hürmetine, azamet ve kibriyan ve zatının nuru hürmetine, senin kuvvet ve kudretinle Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlamamı ve bütün hareketlerimi ona uydurmamı senden dilerim. Güç ve kuvvet ancak sendendir. Ey merhametlilerin en merhametlisi!

Uhud Savaşı Sonrası Peygamberimizin (sav)’in duâsı:

Allah’ım! Hamdın tamamı sana aittir. Senin ihsanına kimse karşı çıkamaz. Senin tuttuğunu da kimse alamaz. Sapıttığını kimse hidayete erdiremez. Hidayete erdirdiğini de kimse sapıtamaz. Verdiğini kimse engelleyemez ve engellediğini de kimse veremez. Uzaklaştırdığını da kimse yaklaştıramaz. Allah’ım bize bereket, rahmet, fazl ve rızkını ihsan eyle. Allah’ım! Değişmeyen ve zeval bulmayan nimetini istiyorum. Allah’ım! Yokluk gününde yardımını, korku gününde emniyetini istiyorum. Allah’ım! Bize verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınırım. Allah’ım! Bizleri Müslüman olarak öldür ve Müslüman olarak dirilt. Bizi aldatılmadan ve zelil olmadan salihler zümresine ilhak eyle. Allah’ım! Peygamberlerini yalanlayıp senin yolundan insanları alıkoyanları da helak et. Azabını ve cezanı onların üzerine indir. Allah’ım! Kendilerine kitap verilen kâfirleri helak et.”

İmâm Şafiî’nin duâsı:

O’ndan başka ilah yoktur. O, üstündür, hikmet sahibidir. Muhakkak ki Allah katında din, İslâm’dır. Ben de Allah’ın tanık olduğu şeye tanıklık ederim ve bu tanıklığı, Allah’a emanet ederim, onu bana kıyamet gününde versin. Allah’ım her türlü âfet ve belâdan, gece ve gündüz gelecek musibetlerden, kutsallığının nuruna, kutluluğunun büyüklüğüne, temizliğinin azametine sığınırım. Hayırdan başka bizi her şeyden koru, bize yalnız hayır ver Allah’ım. Sığınacağım varlık sensin, sana sığınırım, sığınılacak yer sensin, sana iltica ederim, yalnız senden yardım dilerim, ey huzurunda zorbaların küçüldüğü, Firavunların boyunlarının eğildiği Rabbim. Senin yüzüstü bırakmandan, örttüğünü açmandan, senin zikrini unutmaktan, şükründen yüz çevirmekten sana sığınırım. Gece ve gündüz, uykuda ve uyanıkken, hazarda ve seferde, hayatta ve ölünce senin himayendeyim. Seni anmak benim şiarım, seni övmek benim örtümdür. Senden başka ilah yoktur. Azametini yüceltmek için, zâtının yüceliğini anmak için seni tesbih eder, sana hamd ederim. Ya Rabbi, beni yüz üstü bırakma, kullarının şerrinden beni koru.

İmam Zeynel Abidin’in duası

“Ey güçsüzlerin yardımcısı, ey yoksulların hazinesi! Ey gariplerin sahibi! Ey dostlarının yardımcısı, ey düşmanların kahredicisi! Ey gökleri yükselten! Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan uzaksın. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. Eman ver bize, eman diliyoruz, bizi cehennemden kurtar! Ey her şeyin evveli ve ahiri! Ey her şeyin ilâhı ve sanatkârı! Ey her şeyin rızk vereni ve yaratıcısı! Ey her şeyi daraltan ve genişleten! Ey her şeyi terbiye ve idare eden! Ey her şeyi dönüştüren ve değiştiren! Ey her şeyi dirilten ve öldüren! Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan uzaksın. Senden başka ilâh yok ki imdadımıza yetişsin. Eman ver bize eman diliyoruz. Bizi cehennemden kurtar.”

Hz. Ebu Derda’nın duâsı

Allah’ım! Ruhumun ve aklımın dağınıklığından sana sığınırım Allah’ım! Canımı iyiler arasında al. Beni kötüler arasında bırakma. Allah’ım ben azabından korkup sana sığınan bir kimseyim. Beni azabından koru. Senin fadlına muhtaç bir dilenciyim. Beni fadlından rızıklandır. Güçlü de değilim ki, sana karşı geleyim, ancak suçunun bağışlanmasını dileyen bir suçluyum. Allah’ım! Bana kötü amel işletmek sûretiyle beni deneme ki kötü bir kimse olarak tanınmayayım. Allah’ım! Âlimlerin kalplerinin bana lanet okumalarından sana sığınıyorum. Allah’ım! İçine herhangi bir şey karışmayan şerden sana sığınırım. Allah’ım! Amelimden, utanılacak bir şeyi kardeşim Abdullah b. Revâha’ya göstermekten sana sığınırım.

Hz. İbn-i Abbas’ın duâsı

Allah, her şeyden büyüktür. Allah, bütün yarattıklarından daha kuvvetlidir. Allah, korktuğum ve bana kötülük etmesinden sakındığım kimseden daha güçlüdür. Kulun filancanın, (korktuğu kimsenin adını söyler) avenelerinin ve cin olsun, insan olsun bütün yardımcılarının şerrinden, kendisinden başka ilâh bulunmayan ve yedi kat göğü kudret eliyle tutup, izni olmadan yeryüzüne düşmelerine mani olan Allah’a sığınırım. Allah’ım! Onların şerrinden koruyucum ol. Senin şanın yücedir. Senin adın yüksektir ve senden başka ilâh yoktur.

Hz. Mevlana’nın Duası

Yâ Rabbi! Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle. Yâ Rabbi! Kerem ve lütfunla hidayet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim! O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azâp etme. Yâ Rabbi! Biz nefis ile şeytana köpek gibi tâbi olduksa da sen, azap aslanını bize saldırtma.

Hz. Ebubekir’in duâsı

Ya Rabbi ! Şu ahiret azığı az olan adama, lütfunla cömert davran. Hakikatten o; günahlarından dolayı iflas etmiştir, çaresizdir. Senin kapına gelmiş, kapına sığınmıştır. Ey kudreti sonsuz Allah’ım, onu boş çevirme. Şu kulunun günahları çoktur hem de çok fazladır. Sen çok olan günahları da bağışlarsın. Bu kul, çaresizdir; gurbetteki yolcu gibidir. Günahkârdır; kapına sığınmış, rahmet dileyen bir fakirdir. O hep isyan etti…Unuttu seni ve nimetlerini. Hata üzerine hata yaptı. Sen ise bütün bunlara rağmen iyilik üzerine iyilik ettin. Sonsuzca verdin, hep verdin, tükenmez hazinenden isyankârlara da verdin. Rabbim, günahlarım, kum taneleri kadar çoktur. Doğrudur, sayılmayacak kadar fazladır. Ya Rabbi ne olur günahlarımın hepsini affet, en güzel şekilde arınmış kıl beni.

Hz. İsa’nın duâsı

Allah’ım! Bugün yine sabahladım. Bugün de başıma gelecek fenalıkları engelleyecek gücüm yoktur. Arzu ettiğime ulaşabilecek kuvvetim de yoktur. Biliyorum bütün güç sendedir ya Rabbi ben yaptığım işimle sana rehin düşmüşüm. Benden daha fakiri yoktur. Rabbim beni düşmanımın önünde gülünç duruma düşürme, dostuma kötülük yaptırma, dinimde musibete uğratma! Rabbim en büyük arzumu dünya kılma. Bana acımayanı üzerime musallat etme. Ey ebedî diri ve hayat sahibi olan Allah’ım duamı kabul eyle.

İmam-ı Azam’ın duâsı

O yüceler yücesine isyan ettim, günahlar içine düştüm. Biliyorum, yapmamam gerekirdi. O gerçek bir sahiptir. O terbiye edendir. O çok merhametli olandır. O bağışlayandır. Allah, her şeye gücü yetendir. Kul muhtaç oldukça çokça verendir. Ey Mennan! İstemeden de veren, kul sıkışmasa da veren sadece sensin. Ey beni yaratan! Bak senin için gözlerim yaşarıyor. Senin için ağlıyorum. Sen de tövbemi kabul et. Hatalarımı bağışla. Ya Rabbi! İsyanıma, nefsime mağlup oldum. Bilemiyorum ki, bunun sonunda kurtulacak mıyım, yoksa helak mı olacağım? Evet evet. Günahlarım günden güne artıyor. Diğer yandan ömrüm günden güne azalıyor, farkındayım. Sana yöneldim Allah’ım. İşte şimdi ölüm yatağında insanların önünde uzanmışım. Bu zayıf kuluna merhamet et, ey merhamet edicilerin sahibi.

Hz. Âişe’nin Duâsı

Ey Allah’ım! Ben senden hayrın tamamını, şu anda olanını, geleceğini, bildiğimi ve bilmediğimi talep ederim. Şerrin bütününden, şu anda olanında ve geleceğinden, bildiğimden ve bilmediğimden sana sığınırım. Senden cennet ve cennete yaklaştırıcı söz ve hareketleri isterim. Ateşten, ateşe yaklaştırıcı söz ve hareketlerden de sana sığınırım. Senin kulun ve resûlün Muhammed’in (s.a.v.) senden istediği hayrı senden istiyorum. Kulun ve resûlün Muhammed (s.a.v.) her neden sana sığınmışsa ben de aynı şeyin şerrinden sana sığınırım. Senden isteğim, bana herhangi bir işi takdir buyurduğun zaman onun neticesini doğrulukla sona erdirmendir. Ey rahmet edenlerin en fazla rahmet edeni! Bütün bunları rahmetinden talep ederim!

İbrahim Ethem’in Duası Rabbim!

Sen fazilet sahibisin. İnsanlara sınırsız verensin. Ben hatalarla doluyum, affet beni! Senin hakkında şöyle düşünürüm: Derim ki; Rabbim beni bağışla. Bu duâm gerçek olsun. Bağışla beni, ne olur ! Bana azap etme. Ben kabul ediyorum. Evet, nefsime ilân ettim günahlarımı. İnsanlar beni iyi birisi sanıyor. Hâlbuki sen beni affetmezsen insanların en kötüsüyüm Ya Rabbi! Senin isyankâr kulun sana geldi işte. Günahlarını da kabul ediyor. Bütün bu günahlarıma rağmen sen beni affedersen senin şanındandır. Bunu beklerim. Beni kovarsan peki kime sığınırım? Bütün günahlarım için duâ ediyorum. Eğer ihlâsım varsa, iyi niyetle yaptığım bütün tövbeleri kabul et, kurtar beni! Ey yardım isteyenlerin sığınağı ! Sana sığındım. O zor günde, herkesin alnından tutulduğu o günde sen beni bağışla. Beni terk etme.

Elmalı Hamdi Yazır’ın Duası

“İlâhî, hamdini sözüme sertaç ettim, zikrini kalbime miraç ettim. Kitabını kendime kılavuz edindim. Şaşırtma beni, doğruyu söylet, neşeni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan, ben duyamam. Sen söyletmezsen, ben söyleyemem. Sen sevdirmezsen, ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, Yâr et bize erdirdiklerini. Salat ve selâmlar, tahiyyat ve ikramlar, her türlü saygılar, asfiyanın başı, son Peygambere, O’nun mübarek nesline, dostlarına ve O’na tâbi olanlara olsun Ya Rab!”

Kadı Zekeriyyâ el-Ensârî’nin duası

Allah’ım! Günahlarımın hacmi çok büyük, senin mağfiretinden başka dayanağım yoktur. İlahî, ben günahkâr kulum. Senden başka dayanacak ne ilmim, ne de amelim vardır. Allah’ım, hata ve günahlarımı azalt, çünkü ben çok kötülükler içindeyim. Allah’ım, günahlarım yedi denizden aşkındır, fakat senin mağfiretinin yanında bir damla dahi değildi. Eğer benim yalvarışlarım eksikse senin affının genişliğini umarım. Allah’ım, Hz. Muhammed (sav) hürmetine, cehennem zindanlarından beni âzad eyle. Af ve lütfunu dileriz Mevlâm! Hayırla beni yâd eyle Allah’ım.”

Zeynel Abidin’in duâsı

Rabbim! Günahlarım dilimi lâl etti, konuşamıyorum; zira elimde hiçbir gerekçe yoktur. Ben günah musibetimin esiri, amellerimin rehinesi, günahlarımın müdavimi, hedefimin şaşkınıyım. Kendimi sana karşı cüretkârca davranan, tehditlerini küçümseyen bedbahtlar yerine koydum. Aman Allah’ım! Hangi cesaretle sana karşı cüretkârlık yaptım, kendimi hangi kuruntularla aldattım? Efendim! Ayak tökezlemelerime ve yüz üstü düşmelerime acı. Cehaletime hilminle, kötülüğüme iyiliğinle mukabele et. Ben günahımı ikrar, hatalarımı itiraf ediyorum. Kendimi sana teslim ediyorum.

İbn-i Kayyim el-Cevziyye’nin duası

“Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a özgüdür. Allah’ım, sana gösterişten uzak, kendisinde feyiz ve bereket olan bir şükürle hamd ederiz. Rabbimiz, Sana, Senin sevdiğin ve Senin razı olduğun, Senin zatına ve yüceliğine lâyık olan gökleri, yeri ve bunların arasını dolduranların sayısınca hamd ederiz. Rabbimiz, Sana, Senin dilediğin şeylerin sayısınca hamd ederiz. Rabbimiz, Sana, Senin bilinen ve bilinmeyen nimetlerin sayısınca hamd ederiz. Rabbimiz, Sana, ilminin kuşattıklarının sayısınca hamd ederiz.”

Hz. Ukkaşe’nin duâsı

Allah’ım, beni ibadetlerini en güzel şekilde yapan kullarından ve kendilerine verdiğin zenginliğin şükrünü eda eyleyenlerden eyle. Dini ve dünyevî işlerimi düzene koyma hususunda bana kolaylıklar ihsan eyle, hayırlı muratlarımıza nail eyle. Küçük ve büyük günahlardan ve her türlü şerlerden bizi uzaklaştır. Senin marifetinin nurlarıyla gönlümü aydınlat. Son nefesimde kelime-i şehâdet getirerek iman nuruyla kalbimi nurlandır. Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey celâl, beka, azamet ve ikram sahibi Allah’ım; rahmetin, izzetin ve kibriyân hakkı için Hz. Muhammed’e (sav), O’nun âl ve ashabına salât ve selâm eyle! Allah’ım, amellerimiz az, ihtiyaçlarımız çok. Fakat sen bizim mevlâmızsın, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcısın. Affını diliyoruz ve dönüşümüz sanadır. Güç ve kuvvet ancak yüce ve aziz olan Allah’ın yardımıyladır.

Hz. Fatıma’nın okuduğu duâ

Ey yedi kat göğün ve büyük arşın sahibi olan Allah’ım! Bizim Rabbimiz, her şeyin Rabbi olan yüce Allah… Ey Tevrat’ı, İncil’i ve Kur’an-ı Kerim’i indiren; taneyi ve çekirdeği çıkaran yüce Rabbim! Alnından tutup hesaba çekeceğin her şeyin şerrinden sana sığınırım. Ya Rabbi! Sen öyle evvelsin ki, senden evvel hiç kimse yoktur. Sen öyle ahirsin ki, zatından sonra hiçbir şey yoktur. Sen öylesine açıkta ve görünürsün ki, senin üzerine hiçbir şey yoktur. Sen öylesine sır ve gizlisin ki, senin önünde hiçbir şey yoktur. Ya Rabbi! Bana borcumu ödememi ve fakirliğimi gidermemi nasip et.

HZ. Enes İbn-i Mâlik’in duâsı

Allah’ım, hamd sana mahsustur. Senden başka hamd olmaya lâyık yoktur. Sen istemeden veren, bol bol ihsan edensin. Ey yerleri ve gökleri meydana getiren, ey celâl ve ikram sahibi olan, ey ebedî hay ve kayyum olan Allah! Muhammed’in (sav) ve O’nun âli ve ashabına rahmet eyle. Rahmetinle beraber, arzularımı kabul et; ey merhametlilerin en merhametlisi, koruyucuların en koruyucusu!

Büyüklerin duaları

Hz. Ömer’in duası: Allah’ım, ben kaba bir insanım, beni yumuşat; cimriyim, beni cömert yap; zayıfım, beni güçlendir. Allah’ım, bizi indirdiğin Kur’ân’ın, gönderdiğin dininle koru, bizi buyruğunda sabit kıl. Allah’ım, beni gafletle yakalamandan, gaflet içinde bırakmandan, gafillerden eylemenden sana sığınırım. Allah’ım, yaşım ilerledi, gücüm azaldı, halkım çoğaldı. Beni artık kendine al, fakat; dininde ne geri kalanlardan, ne de aşırı gidenlerden eyle. Allah’ım, yolunda öldürülmeyi, Peygamberinin kentinde vefat etmeyi bana nasip eyle.

İmam-ı Azam’ın duası

Ey Allah’ım! Bize belasız bir yaşayış, hevasız bir din, riyasız bir amel, azapsız bir af, ikabsız bir mağfiret, hesapsız bir cennet, perdesiz bir rüyet nasip et. Ey Allah’ım! Ölmeden önce tövbemizi kabul et. Ölüm sırasında bize acı. Ölümden sonra bize azap etme. Ölüm sarhoşluğunu üzerimizden hafiflet. Rahmetin hürmetine kabul et. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Amin.

Hz. Hızır’ın duâsı

Allah’ın adıyla. Allah ne dilerse o olur. Kuvvet ve kudret ancak Allah’ın yardımıyladır. Her nimet Allah’tandır. Hayrın tamamı Allah’ın kudret elindedir. Allah ne dilerse o olur. Allah’tan başka kötülüklere engel olacak yoktur.

Abdullah Verrak’ın duâsı

Allah’ım tövbe edip tekrar işlediğim her bir günahtan dolayı affetmeni istiyorum. Söz verip yerine getirmediğim şeylerden dolayı beni affetmeni istiyorum. Senin hoşnutluğunu niyet ederek başlayıp sonradan içine başka duygular karışan işlerimden dolayı da bağışlamanı istiyorum. Bana ihsan ettiğin, ama benim onları sana karşı günah işleyerek kötüye kullandığım bütün nimetlerin için de senden beni bağışlamanı niyaz ediyorum. Ey gizli ve açıkta, gündüzün aydınlığında ve gecenin karanlığında, topluluk içinde ve gizlice işlediğim her günahı bilen Rabbim! Beni affetmeni istiyorum. Ey hilm sahibi Allah’ım, ey kullarına muamelesi yumuşak olan Rabbim, duâlarımı kabul eyle.

Veysel Karanî’nin duâsı

Allah’ım, sen Rabbim’sin, ben kulunum. Sen Halik ben mahlûkum. Sen rızık veren, ben rızıklanan. Sen sahip, ben sahiplenen; sen şerefli, ben şerefsiz; sen zengin, ben fakirim. Sen diri, ben ölüyüm. Sen Bâki, ben fâniyim. Sen kerem sahibi, ben keremsizim. Sen iyilik yapan, ben kötülük yapanım. Sen bağışlayan, ben günah işleyenim. Sen büyük, ben küçüğüm. Sen kuvvetli, ben zayıfım. Sen veren, ben dilenenim. Sen emniyetli, ben emniyetsizim. Sen cömert, ben ise miskinim. Sen kabul eden, ben duâ edenim. Günahlarımı bağışla, beni azarlama, beni rahmetine ulaştır, ey merhamet edicilerin en merhametlisi!

Hz. Ebubekir’in duâsı

Allah’ım, günah işleyerek kendime büyük bir zulüm yaptım. Günahları senden başka bağışlayan yoktur. Katından bir lütufla beni bağışla ve bana merhamet eyle. Çünkü sen çok bağışlayan ve merhameti sonsuz olansın.

Ebul Vefa Hazretleri’nin duâsı

Ya Allah! Dünya ve ahirette karşılaşacağım her bir korku için lailaheillallah’ı, her keder ve üzüntü için maşa’allah’ı, her bir nimet için elhamdülillah’ı, hayret verici her şey için subhanallah’ı, Her bir günah için estağfirullah’ı, her darlık için hasbünallah’ı, her musibet için inna lillahi ve inna ileyhi raciun’u, her bir kaza ve kader için tevekkeltü alellah’ı her bir itaat ve isyan hareketi için la havle vela guvvete illa billahil aliyyul aziim’i, hazırladım. Ey Rabbim! Bize arttır da eksiltme, bizi şereflendir de hor ve hakir kılma, bize ver de mahrum bırakma, bizi seç de üzerimize ihtiyar etme. Bizden razı oluver bizden kabul eyle. Ey Kerem sahibi! Ey esirgeyenlerin en merhametlisi! Duamı kabul eyle. Hamd âlemlerin Rabbı’na mahsustur.

12.11.14

Seytan, Nefisten, Vesveseden, Dusmandan, Belalardan Kurtulma Duasi

Seytan ve nefisten korunmak icin:
Şeytanı korkutan dua:
Muhammed b. Vasi her sabah namazına müteakip şöyle dua ederdi.
"Allah ( C.C)'ım Sen bize bir düşman musallat ettin ki o ve maiyyeti bizi ve kusurlarımızı görür, fakat biz onu göremeyiz. Allah (C.C)'ım, onu rahmetinden ümidini kestirdiğin gibi bizdende onu mahrum et. Afvından ümidini kestirdiğin gibi bizdende ümidini kestir. Rahmetinle onun arasını uzaklaştırdığın gibi bizimlede onun arasını uzaklaştır. Zira muhakkak ki senin gücün her şeye yeter sen her şeye kadirsin." 
Bu zat bir gün mescide giderken şeytan karşısına çıktı ve; 
- Beni tanıdınız mı ? diye sordu Muhammed ; 
- Hayır bilemedim kimsiniz dedi İblis ; 
- Ben İblisim deyince Muhammed ; 
- Ne istiyorsun diye sordu İblis ; 
- Senden ricam şu istiazeni başkalarına öğretme, bende bunun karşılığı olarak sana dokunmam dedi. Muhammed b. Vasi ;
- andolsun ben bunu herkese öğretirim. Sende elinden geleni yap dedi
---
Şeytan ve Nefis'ten Allah (CC) Sığınma Duası : 
Euzu billahimineşşeytanirracim ve euzu billahi min nefsi
İnsanların en büyük düşmanı olan iki şeyden Cenabı Mevla'ya sığınılıyor bu duayla. Günde en az hiç olmazsa 100 kere okumak yararımıza olur Allahualem. Selametle.
- Türkçe Okunuşu:
Bismillahirrahmanirrahim
İlahî ileyke eşkû nefsen bissûi emmâraten ve ilel hatîeti mübâdireten. Ve bi me’âsike mûliaten. Ve lisahatike mutaarizeten. Nes’elüke mesâlikel mehâliki. Ve tec’alünî indeke ehvene hâlik’in, kesîretül ileli. Tavîletül emeli. İn messeheş’şerru tecze’ü. Ve in messehül hayrü temne’u. Meyyâleten ilellü’bi vellehvi mehlüvveten bil gafleti ves’sehvi tüsriu ilel hevbeti ve tüsevvikuni bittevbeti.
İlâhi eşkû adüvven yudillünî ve şeytânen yuğvînî. Ked melee bil vesvâsi sadrî. Ve ehâtet havâcisuhu bikâlbi. Yu’adidüliyel havâ. Ve yuzeyyinulî hubbeddünya ve yehûlü beynî ve beynettâati vezzülfâ.
İlâhi ileyke eşkû kalben kâsiyen ma’al vesvâsi mütekalliben. Ve birreyni vettab’i mutelebbisen. Ve aynen anil bükâi min havfike câmideten. Ve ilâ mâ yusirruha tâmihaten. Elâ lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi kudretike. Velâ yehatülî min mekârihiddünya illâ bi ismetike. Fes’elüke bibelâği hikmetike ve nefâzi meşîetike. Enlâ tec’aleni liğayri cûdike mutaarızen. Velâ tusayyirenî lil fiteni arazen. Ve künli alel a’dâi nasiren. Ve alel mehazi vel uyûbi sâtiren. Ve minel belâyâ vâkıyen. Ve anil me’asi âsimen. Birahmetike yâ erhamerrâhimîn.

Açıklama:
Bu kıymetli dua, hem nefsin tuzağından korunma ve hem de belalardan kurtulmak için okunacaktır. Ayrıca her şer işler karşısında kalındığında okunacaktır. Gafletten insanı uyaran yegane bir duadır. Oyuna mübtela olan ve bir türlü kendisini kurtaramayan bu duayı okumalıdır. Düşmandan ve şeytandan korunmak için de sık sık okunmalıdır. Bilhassa göğüs darlığına mübtela olanlar, vesveseye kapılanlar bu dua ihlasla sarılmalıdır. Kalbin kararmasını önleyen, kişiyi şüphecilikten alıkoyan yegane dua varsa, işte bu duadır. İçindeki manalar bu hakikatleri meydana koymaktadır. Hülasa; bütün gücümüzle Hakkın kuvvet ve kudretine sığınmamız ve içtenlikle dua etmemiz, hem dünya işlerimiz hem ahiret işlerimiz için çok yararlı olacaktır.

Kaynak Kitap: Mecmuatul Ahzab (Büyük Dua Kitabı) // Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi
---
Seytanin vesvesesine karsi icin:
Hadid Suresi 3. Ayeti sürekli okuyun. 
Huvel'evvelu vel'ahıru vezzahiru velbatınu ve huve bikulli şey'in 'aliymun.
O ilktir, sondur, zahirdir, batindir O, her seyi bilendir.


Abdülhakim Arvasi Hazretleri,
Duş hakkında ne güzel icad, vesveseye mahal kalmıyor demiştir.

26.10.14

Zina Ve Icki Önlemek Icin Dua

DUA

YİNE AYNI SEBEPLE HER GÜN SABAH AKŞAM 18 DEFA BU DUA OKUNUR. BİMİLLAHİRRAHMENİRRAHİM. YA HAYYÜ YA KAYYÜMÜ BİRAHMETİKE ESTEĞIYSÜ ASLİH Lİ ŞANİ KÜLLEHÜ VE LA TEKİLNİİLA NEFSİ DARFETEL AYNİN 

MANASI:RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA EY HEP DİRİ OLAN!. EY KENDİ ZATİYLE KAİM OLUP HİÇ BİR ŞEYE NUHTAÇ BULUNMAYAN RAHMETİNE SIĞINIP DAYANARAK, SENDEN YARDIM VE MEDET BEKLİYORUM. BENİM DURUMUMU DÜZELT,HER HALİMİŞ RIZANA UYGUN ŞEKLE SOK. BİR AN OLSUN BENİ NEFSİME BIRAKMA. AMİN. 

Aile Geçimsizliğine Karşı Dua;


Aile Geçimsizliği ,Eve Geç Gelen Eşler ve Alkol İçene
Aile Geçimsizliğine Karşı Dua;

Bir Fatifa, Üç ihlas okunarak sevabı Hazreti peygamber (s.a.v)'in ruhuna hediye edilir.Sonra sabah ve akşam :

Hasbiyellahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym


Yedişer defa okuyan kimse mesud bir ile hayatı geçirir.Dünyanın sıkıntısından kurtulur.Huzurlu bir hayat elde eder.
 

22.10.14

Şehidallahü Duası

şehidallahü duası, ŞEHİDALLAHU Ayet-i Kerimesi Ali-İmran 18. ayet

şehidallahü duası
ŞEHİDALLAHU Ayet-i Kerimesi
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM** Şehidallahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül ilmi kaimen bil kıst,la ilahe illa hüvel azizül hakim. 
19.İnneddine in’dallahil islam,ve mah’telefellezine utül kitabe illa min ba’di ma caehümül ilmu bağyen beynehüm,ve men yekfur bi ayatillahi fe’innallahe seriul hisab.

Enes(r.a) Resulullah(s.a.v)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
''Her kim bu Ayet-i Kerimeyi uyuyacağı vakit okursa Allah onun için kıyamet gününe kadar kendisine mağfiret dileyecek yetmişbin melek yaratır.''
---
Diğer sure ise:
Okunuşu:
“Şehidallahü ennehü la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül’ılmi kaimen bil kıst,la ilahe illa hüvel aziyzül hakiym.”
Manası:Allah(c.c) ve melekler ve ilim sahipleri şehadet ederler ki ondan başka adl ile kaim ilah yoktur.Mülkünde kuvvetli,hikmet sahibi Allah ancak O’dur.
Resulü Ekerm:
“Bu ayet-i kerimeyi okuyan kimse için Cenab-ı Ecelli Ala,yetmiş tane melek yaratır.Kıyamete kadar onun için istiğfar ederler; o kimsenin affını isterler.”buyurmuştur.

11.10.14

Güzelleşmek için Hz.Yusuf'un Duası

 Güzelleşmek için Hz.Yusuf'un Duası

Güzel olmak veya daha canlı görünmek isteyenler aşağıdaki duayı usulüne göre okurlarsa muratlarıa kavuşurlar. 
Allahümme calni ve nuru Yusuf ala vechi femen reani yuhibbuni mehabbeten. 
Anlamı: Ey Allahım, yüzümde Hz Yusuf a.s nuru ışığı olsun. kim beni görürse sevsin. 
Uygulama 7 gün boyunca beş vakit namazdan sonra 7 defa okunur.Daha sonra avuç içine nefes edilir.sonra yüz ve vücut ovulur. Okumadan önce alkolsüz parfüm sıkın. Erkekler için her dolunayda (15.ay hicri takvime göre) önce aya bakıp sonra duayı 7 defa okuyun. Bayanlar, Doğum günlerinde gece yarısı suya 7 defa okuyun okuduğunuz suyla banyo yapmanız gerek.